Diş Eti Tedavisi (Periodontoloji)

Farz edin ki tüm sevdiklerinizin olduğu;  beraber hoşça vakit geçirdiğiniz; o sıcak ve huzur dolu atmosferin eşsiz yemeklerle tamamlandığı bir gün geçirmektesiniz. Doğal olarak günün tadını çıkarmak adına bolca gülümsemekte, ikramları tatmakta ve sevdiklerinizle muhabbetin keyfini sürmektesiniz; fakat bir sorununuz var: sızlayan, ağrıyan hatta belki kanayan diş etleriniz. Diş etinizde oluşan bir rahatsızlık sebebiyle tüm bu neşe dolu günün lezzetine varmaktan mahrum kalmak, aslında telafisi olmayan zamanınızdan estetik ve sağlık açısından bir gününüzün kalitesiz bir şekilde eksilmesine neden olacak belki de. Diş etlerinizde ağrı yalnızca çiğneme fonksiyonunuzu etkilemeyecektir; gülüşünüz de diş etindeki estetik görünüm kaybı nedeniyle gölgelenecektir. Çünkü sağlıksız bir diş etinde renk bozukluğu, kanama nedeniyle meydana gelmiş lekelenmeler ve plak oluşumu muhtemeldir.

Diş Etleriniz Mi Kanıyor?

Diş eti kanaması esasında bir hastalık değildir; diş eti kanaması birtakım diş ve ağız problemlerinin en belirgin bulgusudur.  “Nedir bu diş eti kanamalarına yol açan problemler?” sorusuna cevap olarak; mikrobiyal dental plak oluşumu, diş taşı oluşumu, porselen diş kaplamaların metallerinin diş etinde yarattığı reaksiyonu, taşkın dolguları gerekçe gösterebiliriz. Diş eti kanamalarına neden olan ağız ve diş kaynaklı hastalıklar tedavi edilmediği sürece diş eti kanamaları artarak sürecektir; sonuç olarak diş eti hastalıkları meydana gelecektir. Bu nedenle diyoruz ki sağlam ve estetik dişler için sağlıklı ve estetik diş etleri elzemdir. Nişantaşı’ndaki kliniğimizde diş eti problemi yaşayan hastalarımızın tedavi süreçlerini genel olarak 4 fazda gerçekleştirmekteyiz:

  • Başlangıç Tedavisi
  • Cerrahi Tedaviler
  • Restoratif Tedaviler
  • İdame Tedavisi

Başlangıç Tedavisi Ne Gibi Uygulamalar İçermektedir?

Diş eti hastalığı nedeniyle kliniğimize başvuran hastalarımızın diş eti problemi yaşamasına neden olan ana rahatsızlığı tespit ederiz; ardından kök yüzeyi temizliği, ara yüz temizliği, mekanik beyazlatma işlemlerini uygularız ve hastalarımıza ağız hijyenini sağlamaları yönünde yapmaları gereken bakımlara yönelik öneriler sunarız. Gerekli olduğu takdirde bir reçete sunup bir hafta sonrasına yeniden randevu veririz.

Cerrahi Tedaviler

Kliniğimizde uyguladığımız başlangıç tedavisi sonrasında elde ettiğimiz gelişmeler 2 ila 3 seans neticesinde tamamlayıp gerekli olan diğer aşamalara geçmeyi hedeflemekteyiz. Hastalarımızın genel ağız durumunu ve diş eti fenotipini belirleyerek diğer tedavi aşamalarını kararlaştırırız ve bu doğrultuda birtakım cerrahi operasyonlar uygularız. Bu operasyonlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

Restoratif Tedaviler

  • Rejeneratif tedaviler ve gretf uygulamaları
  • Diş eti seviyelemeleri ve pembe estetik
  • Kuron boyu uzatma
  • Diş eti cep eliminasyonu operasyonları
  • Dental implantlar
  • Lazer uygulamaları

Bu aşamada, mikrobiyal plak birikiminin gözlendiği eski dolgu ve kaplamaların yenilenmesi, eksik dişlerin telafisi ve fonksiyonel dengenin sağlanması ile diş eti hastalığına zemin hazırlayan faktörlerin giderilmesi sağlanır.

İdame Tedavilerinin Önemi

Cerrahi ve restoratif tedavilerle elde edilen iyileşmenin muhafazasının sağlanması için klinik muayene ve kontrollerin aksatılmaması son derece hayati bir önem arz etmektedir. Bu açıdan kliniğimizde hastalarımıza uyguladığımız tedavilerle aynı hassasiyette sürdürdüğümüz takip sistemimiz sayesinde siz hastalarımızla periodontal sağlığınızın idamesi için gerekli tedavi ve kontrol süreçlerini belirlemekte; gereksinim duyduğunuz motivasyonu profesyonel bir yaklaşımla sizlere sunmaktayız.

Diş Eti Sağlığına Yönelik Bilinmesi Gerekenler

Ağız sağlığı bireylerin yaşama dâhil olmalarındaki tüm faaliyetlerine ciddi anlamda etkide bulunmaktadır; çünkü insanın temel ihtiyacı olan beslenme için sindirim ağızda başlar. Bu nedenle kaliteli beslenebilmek kadar sağlam bir ağız yapısına sahip olmak da büyük önem teşkil etmektedir. Sağlıklı bir beden ve sağlıklı bir estetik gülüş için elzem olan anahtar kavramlardan biri diş eti sağlığıdır. Diş eti sağlığının kaybedildiği durumlarda ise pembe estetik dâhilinde uygulanan operasyonlardan istifade edilmesi, beden sağlığı ve estetik neticeleri arasındaki döngüyü yeniden sağlıklı bir şekilde işler hale getirecektir.

Ağız içinde sayısız bakteri ve canlı mikroorganizmalar mevcuttur. Bu bakteri ve mikroorganizmalar diş yüzeyinde diş taşı olarak adlandırılan plaklar üzerinde adeta koloni kurar ve hem dişin hem de diş etinin sağlığını tehdit eder. Zamanla diş etlerinde kayıplar yaşanır; bu ise dişlerin de kaybedilmesi riskini doğurur. Bu nedenle öncelikle koruyucu ve önleyici uygulamalarla bu plakların oluşumu engellenmeye çalışılmalıdır; oluşumunun önüne geçilemediyse muhakkak mekanik beyazlatma gibi tekniklerle bertaraf edilmelidir. Aksi halde kendisini basit diş eti kanamaları gibi gösterebilen gingivitis iltihap probleminin meydana gelmesi muhtemeldir. Diş etlerinde “gingivitis” denilen iltihap problemi meydana gelmesi muhtemeldir. Gingivitis problemi düzenli diş bakımları ve yıllık diş taşı temizliği ve cerrahi nitelikte olmayan uygulamalar sayesinde ortadan kaldırılabilir niteliktedir. Herhangi bir kemik ya da diş kaybı meydana getirmez. Fakat ilerlemesi halinde diş etindeki sağlıksız durum derinleşir; zamanla diş etlerinde çekilmeler, dokularda ve çene kemiğinde kayıplar yaşanabilir. Bu durum ise diş kayıplarına neden olacaktır.

Ağız Sağlığının Tehlikede Olduğunun Sinyali: Diş Eti Kanaması

Diş eti rahatsızlığı sonucu klinik olarak pek çok semptom gözlemlemekteyiz. Bunlar; diş etlerinde kızarıklıklar, kanamalar, ağız kokusu, çiğneme esnasında oluşan ağrı ve diş eti çekilmesi gibi problemlerdir. Hastalarımızın genel sağlık durumlarına ilişkin farklılıklar da diş eti hastalıklarının oluşmasına yatkın olmalarına neden olabilir. Özellikle ergenlik çağındaki bireylerin, kadınların hormonal dengeleri; sigara kullanımı; diyabet ve sistemik hastalıklar sebebiyle kullanılan bazı ilaçlar diş eti hastalıklarının oluşumuna yatkınlığı artırabilmektedir.

Peki, Ne Yapmalı?

Diş eti hastalıkları etki alanı itibarıyla ağız içiyle sınırlı kalan lokal problemler değildir; etki alanları oldukça geniştir çünkü doğrudan ya da indirekt yollarla bireylerin bağışıklık sistemini etkilemektedir. Bunun sonucunda bireyler hastalıklara daha yatkın hale gelebilmektedir; Diş eti rahatsızlığı olan bireyler sağlıklı bireylere göre daha fazla sindirim dolaşım sistemi rahatsızlıkları yaşama riski vardır. Kalp hastalığı riski taşımaktadır ve bu hastalarda kan şekeri kontrolünün daha zor olduğu görülmüştür. O halde diş bakımları ve kontrolleri hayati önem teşkil etmektedir. Ağız bakımı aksatılmamalı ve ağız sağlığını riske edecek uygulamalardan kaçınılmalıdır. Düzenli ve doğru diş fırçalama pek çok sağlık probleminin önünü almak açısından alışkanlık haline getirilmeli ve hem diş sağlığı hem de genel sağlık açısından sigara kullanılmamalıdır.

Senede bir kez diş taşı temizliği için muhakkak diş hekimine gidilmeli ve önleyici tedavi yöntemlerine başvurulmalı. Sağlığı hastalık oluşmadan korumak ve önleyici tedaviler uygulamak diş sağlığını korumaya yönelik hayati yaklaşımlardır. Diş taşı temizliği sayesinde dişlerin daha beyaz görünmesi sağlanır; aynı zamanda diş etlerinin de iltihaplara karşı korunması güçlendirilmiş olur.

Zaten Türkiye’de diş fırçalama alışkanlığı artmakta. Fakat yine de beslenme alışkanlığı, tükürük yapısı farklılığı ve fırçalama etkinliğinin yetersizliği nedeniyle bir diş hekimine başvurmakta diş eti sağlığı ve diş estetiği açısından büyük fayda vardır. Bu yüzden hem fırçalama motivasyonunn artırılması, oluşmuş sararmaların beyazlatılması, hem fırçalama motivasyonunun artması açısından senede bir kere temizlik yapılmalı.

WhatsApp Arama